Türkiye Tumblr Ekip Eylül Röportajım

Tumblr’dan Yüzler’de bu ay Ayman Şanlıtürk var. Kendisiyle anlar ve anılar, fotoğraflar, gelecek ve pek tabii ki Tumblr hakkında konuştuk

Ayman, öncelikle merhaba, bizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğin için teşekkür ediyoruz Ekip olarak. Bize ve diğer kullanıcılarımıza kendini biraz anlatır mısın? Adın nereden geliyor öncelikle?

İlk bakışta çok garip bir adım olduğunun farkındayım aslında, bu konuda defalarca yaşadıklarım bile burayı doldurmaya yeter sanırım. Kısaca ne anlama geldiğini söylemem gerekirse: Aslında bizimkilerin masumca isimlerini birleştirmelerinden öte bir şey değil. Aysun ve Osman, birisinin ilk diğerinin ise son hecesinin birleşmesinden oluşuyor yani.

Doğru yol, güvenilir insan ve şanslı kişi gibi anlamları da var; yıllar sonra TDK’da belirdi Türkçe isim olarak, ay gibi parıldayan kişilik diye.

Sende her anın bir hikayesi var gibi Ayman. Ayrıntılara takılıp kalıyoruz. Mesela şu günün hikâyesi neydi, hatırlıyor musun?

Hatırlamaz olur muyum? Araba kara gömüldüğü ve dışarı çıkamadığımız için 3 gündür Sedef’le görüşemiyorduk ve yine başlayan kara karşı kayıtsız kalamamıştım; o zamanlar sadece telefonla çektiğim fotoğraflarımı gönderdiğim hesabımdan paylaşmıştım.

Bu arada biz de Sedef ve Ayman’ın hikâyesiyle tanıdık seni, hem yazılar hem de fotoğraflarınla.

Aslında benim fotoğrafla ilgilenmem 2007’den beri devam ediyor. Uzun zamandan beri orta format, 35mm fotoğraf çekip paylaşıyorum; ancak herkesin beni gerçek anlamda fark etmesi, hem dünyanın en şanslı adamı olup aynı anda en bahtsız olduğum aşk hikâyemden sonra oldu.

Merak edenler için kısa bir özet geçeyim. Askerden döndükten sonra ruhumun diğer yarısı dediğim bir kadınla tanıştım. Çok sevdim, utanmadım daha çok sevdim. Hiç inişlerimiz olmadı; çıktık biz her anlamda. Maddi ve manevi olarak birlikte yükseldik. Komik gelebilir ama tanıştığımız andan itibaren hayatımın geri kalanını onunla geçireceğimi biliyordum. Tabii ki evlilik teklif ettim. Böyle bir kadın karşıma çıkmışken etmemek aptallık olurdu. Sevgililik, nişanlılık derken evlilik günü geldi çattı, çok da güzel oldu. 14 Ekim 2012’de hayatlarımızı resmi olarak birleştirdik. Her şey çok güzel giderken 9. ayımızda hiç beklenmedik bir hastalık ile sarsıldık: Kanser. Tedavi 3 ay sürdü, Sedef’im 3 ay dayanabildi. Bir yıl sonra, evlilik yıl dönümümüzde, 14 Ekim 2013’te vefat etti meleğim.

Tabi tedavi süreci ile birlikte ben her şeyi paylaşıp ona moral kazandırmaya, kendimi ayakta tutmaya çalışıyordum. Ama bir anda tüm ilginin odağına oturmaya başladı bu detaylar. O vefat ettikten sonra yıllardır içimde tuttuğum tüm olguları, hisleri ve bakış açımı hiçbir otokontrolden geçirmeden serdim herkesin gözü önüne. Farkında olmadan birçok kişinin kalbine dokunduk, hayatına ışık olduk. Bizim yaşadığımız olumsuzluk insanlara vesile oldu güzel şeyleri görebilmeleri için. Yani sorunuza aslında yanıt buradan geliyor evet hep anılarla bağlantılı fotoğraflarım. Kurgu ile çektiğimi sandığınız fotoğraflar bile aslında o arkadaşımla o gün geçirdiğimiz güzel vakti belgeliyor. İş olarak değil, aşk olarak yapıyorum ben fotoğraf çekme işini.

O yüzden bu işten para kazanan arkadaşlara olan saygımdan ötürü asla fotoğrafçıyım demedim; fotoğrafla ilgilenen bir insanım o kadar.

Görseller kadar yazdıklarınla bütünleşen bir blog tutuyorsun sen Ayman. Çok içten yerler var, bazen ağır ama yine de hep çok içten. Paylaştıkça çoğalıyor mu sence de?

Paylaşmasam aklımı yitirebilirdim. Herkes ilgi çok olunca hiç yalnız kalmadığımı düşünüyor haklı olarak. Ama işin aslı öyle değil. İnsanın ailesi dışında diğer insanlardan aldığı ilgi alaka bir yerde bitiveriyor.

Ben bazı insanların 3-4 hayatta kazanabileceği şeyleri 32 yılda kazandım. Tüm bunları da sadece 3 sene hayatında olabildiğim o mükemmel kadın ile başarabildim. Ruhumun gediğini kapattı öyle gitti. Bu beden toprak olup gidecek ama açığa çıkacak o enerjinin içini öyle güzel doldurdu ki sonsuz kere yaşayacaksak eğer, onunla olsun derim.

Beni kendimle baş başa bırakırsanız daha çok ağır şeyler çıkartacağım o yüzden şimdilik bekliyorum. Zaman içerisinde artarak devam edecek paylaşımlarım emin olabilirsiniz.

Nerelisin bu arada?

Ben Adanalıyım, 1981 Aralık ayında soğuk bir kış günü dünyaya gelmişim. Doğduğum gün sokağa çıkma yasağı olduğu için tüm risklere rağmen babam ebemi getirmek üzere çıkmış sokağa, zor da olsa getirebilmiş eve zamanında.

Sonra İstanbul’a mı geldin eğitim için? Nerede okudun?

Doğu Akdeniz Üniversitesi, elektrik ve elektronik mühendisliği bölümünü bitirdim. Mezun olduktan sonra Adana’da yapamayacağımı anladım ve İstanbul’a yerleşmeye karar verdim. Herkes gibi her şeyin burada olmasından şikâyet edip burası olmadan yapamıyorum.

Peki Tumblr hayatında nerede yer alıyor?

Birçok site gibi Tumblr ile de en başından beri tanışıyoruz, ama bu şu an takip ettiğiniz blog sanırım üçüncü kez baştan başladığım bir blog. Öncesinde çok uzun ve farklı bakış açıları barındıran yazılarım vardı mesela. Sanırım Tumblr her zaman başka bir platform olmaya devam edecek benim için. Hayatımdan asla çıkartamayacağım bir kısım.

Buluşmaları takip ediyor musun peki sen de? Katıldığın Buluşmalar, tanıştığın kişiler oldu mu?

Hiç katılmadım, kısmet olmadı aslında. Ama haberim olursa seve seve gelebilirim. Gerçek hayatta tanıştığım dostlarım var. En yakınlarımdan birisi herkesin falancahikayeler'den tanıdığı Selcan Aydın. Sedef vefat ettikten sonra hayatıma iyi ki dâhil oldu dediğim bir insan. Onun hayata bakışı ve güzel kalbi bana birçok şeyi daha büyük bir olgunlukla düşünme fırsatı veriyor. Hayatımda yeri yadsınamaz birisidir.

Peki ya kedin? Onun hikâyesi ne?

Kedim fotoğraf çekmeme uyuz oluyor sanırım tutamıyorum, poz verirken makinenin üzerine yürüyor her defasında ama en çok onu çekiyorum yine de. Adı Mercimek. Geldiği gün evde Mercimek çorbası vardı oradan aldı adını şapşal oğlum.

Bu arada yakın dönemde ne gibi planların var? Tatil izlenimlerin ilgi çekiciydi - gezilerin için oluşturduğun bir blog var mı?

Eğer her şey planlandığım gibi giderse Kasım’da Hollanda, Ocak’ta ise Litvanya var. İkisi de arkadaş ziyareti olacak ve bol fotoğraflar ile dönmeyi planlıyorum. Gezilerim için oluşturduğum Tumblr harici kendi web sitem var.

Tüm çalışmaların için tebrik ediyor ve sıcaklığın için Tumblr Ekip olarak sana teşekkür ediyoruz Ayman. Böyle devam et olur mu?

Asıl ben sizlere çok teşekkür ederim, bana bu şansı verdiğiniz, kendimi az da olsa sizlere tekrar anlatmama olanak tanıdığınız için. Tumblr ailesinin fertlerinin kalplerine dokunan yazılar ve fotoğraflar paylaşmaya devam edebilmeyi diliyorum.

Kaynak: aymansanliturk

Deniz Can Çelik

Çok sevgili arkadaşım Deniz Can beni çizmiş. Fotoğrafın orjinalini aşağıda bulabilirsiniz. Deniz Can'ın diğer işlerine şuradan ulaşabilirsiniz. Kim bilir belki siz de benim kadar şanslı olursunuz onun çizimleri veya fotoğraflarında olmak için.

http://instagram.com/dcancelik